Kolombiya’nın Kalbi Bogota

17 Kasım 2014

Latin Amerika’nın küçük şehirlerine ve stressiz insanlarına alışmış gezgin bünyelere ufak çaplı bir şok yaratabilecek Bogota, 8 milyonluk bir nüfusa sahip. Hem Kolombiya’nın hem de genel olarak Latin Amerika’nın birçok bölgesinden göç alan başkent, aynı zamanda Latin Amerika’nın da en büyük altıncı şehri.

Böylesi büyük, çeşitli ve dinamik bir nüfusa sahip olduğu için her daim hareketli olan Bogota, bulduğuyla yetinmeye alışmış olan gezginlerin kendilerini şımartma durağı olacaktır. Bogota’da o kadar çok restoran, kafe, bar ve mağaza var ki gerçekten bir süre sonra başınız dönmeye başlıyor. …ya da bilemiyorum belki de ben fazlasıyla küçük şehir insanı moduna girdim buralardayken. İstanbul’a dönüşüm eminim ki muhteşem olacak!

restoran restoran2

Küçük bir uyarı! Aşağı yukarı bütün büyük şehirlerde olduğu gibi, Bogota’nın da belirli bölgelerinde güvenlik sorunu mevcut. Hatta ve hatta belki bu sorunu diğer büyük şehirlerde olduğundan biraz daha yoğun bir şekilde hissedebilirsiniz. Bogota’nın hiçbir bölgesinde hiçbir zaman telefon elinizde sokakta dolaşmanız tavsiye edilmiyor. Sokağa çıkarken yanınıza içinde kredi kartlarınızın bulunduğu cüzdanınızı ve değerli eşyalarınızı almak yerine, o gün yetecek kadar ufak miktarda bir para alın. Akşam belirli bir saatten sonra otelinize dönmek için ise mutlaka taksi kullanın. Bu önlemleri aldıktan sonra herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimaliniz çok düşük. Önemli olan şehri keşfe çıkarken tedbiri elden bırakmamak.

Bogota’da Sevdiğim Yerler

La Candelaria: Bogota’daki ilk yerleşim alanı olan La Candelaria, asırlık kolonyal binalar ve Arnavut kaldırımlı sokaklarla dolu, müthiş fotojenik bir mahalle. Bugün İstanbul’un Sultanahmet’i tadında son derece turistik bir mahalleye dönüşmüş olan La Candelaria’nın sokaklarında yürürken her bir binanın güzelliğine hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız. Özellikle Bolivar Meydanı son derece etkileyici.

cande

Altın Müzesi: Bogota’nın tarihi La Candelaria bölgesinde yer alan Museo del Oro, 34.000 parçalık koleksiyonuyla gelmiş geçmiş bütün korsanların hayallerini süsleyebilecek kadar devasa bir hazineye sahip. Latin Amerika’da altın müzesine rastlamak olağan bir durum olsa da Bogota’daki müze, dünyanın en büyük altın müzesi olma ünvanına sahip.

Vakti zamanında bu topraklarda altın o kadar bolmuş ki istisnasız her bir yerlinin üzerinde en az 5-6 büyük parça altın bulunurmuş. Altın yalnızca mücevher olarak değil; tabak, çanak, savaşçı zırhı ve bunun gibi aklınıza dahi gelmeyecek binbir türlü eşyanın yapımında da kullanılırmış.

Müzeyi gezerken, Amerika’ya ulaşan İspanyol denizcilerinin nasıl bir şoka uğradıklarını çok iyi anladım ki müzede sergilenen parçaların, İspanyolların talan ettiklerinin yanında devede kulak olduğunu da unutmamak gerek.altın müzesi

Botero Müzesi: Kolombiya’da nereye giderseniz gidin bu toprakların en tanınmış ressamı olan Fernando Botero’nun eserleriyle karşılaşıyorsunuz. Botero koleksiyonunun büyük bir parçasını halkın ücretsiz bir şekilde görebilmesi şartıyla müzeye armağan etmiş. Bu nedenle Botero Müzesi’ne girişi ücretsiz. Müzeyi ziyaretiniz sırasında Botero’nun eserlerinin yanı sıra hem Kolombiyalı hem de uluslararası birçok ressamın eserlerini inceleyebilirsiniz.

botero2 boteroo

Monserrate: Bogota’nın ne kadar devasa bir şehir olduğunu tepeden görmek isteyenler için Monserrate ideal bir manzara noktası. Teleferikle çıkılan Monserrate’de size şehrin curcunasından uzakta olduğunuzu hissettiren hoş bir yeşil alan, ufak tefek hediyelik eşyalar alabileceğiniz küçük bir pazar, bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir iki de mekân var.

monseratte

Milli Müze: Eski bir hapishane olan ihtişamlı müze binası, bugün Kolombiya’nın tarihine ışık tutan sayılı müzelerden biri. 20.000 parçalık büyük bir koleksiyona sahip olan müze, tarihi objelerin ve sanat eserlerinin sergilendiği geniş bir alana sahip. Müzede sergilenen en enteresan ve belki de biraz tüyler ürpertici olan parçalar, Kolombiya’nın Tunja bölgesinde bulunmuş olan mumyalar. Zamanınız kalırsa mutlaka Milli Müze’ye uğrayın.

mumya mumya 2

Zona G, Zona Rosa ya da Parque 93: Güzel bir yemek yiyip bir şeyler içmek, iş sonrası Bogotalıların nasıl stres attıklarını görmek ya da gece dışarı çıkmak için mutlaka uğramanız gereken Bogota’nın modern yüzü olarak tabir edilebilecek bölgeler.

zona rosa 2 zona rosa

Bir Cevap Yazın

Go top
%d blogcu bunu beğendi: